By silgi
Nuri Bilge Ceylan en iyi yönetmen ödülünü almış Cannes'da. Kabul konuşmasında şöyle diyor: "I dedicate this prize to my lonely and beautiful country which i love passionately." Sonra ne oluyor? Benim örovizyon seyrederken Fransa'dan puan aldığımızda bile sulanan gözlerimden pıt pıt iki damla dökülüyor. Çok gurur duyuyorum, çok duygulanıyorum. Sevgilim gelsin de beraber Üç Maymun'u seyredelim istiyorum.
Hadi bugunkü şarkı Nuri Bilge Ceylan'a olsun, normalde bu blogu okuduğunu biliyorum ama bu aralar çok yoğun olduğu için takip edemiyormuş; biz onun yerine dinleyelim bu günün mana ve önemiyle ilgisiz ama pek güzel şarkıyı.
Bliss - Breathenefes alınmıyor ki sensiz.*
By silgi
silgi:
ben küçükken abime sormuştum
abi neden örovizyona amerika katılmıyor diye
iyacp:
abin nasıl bir tepki verdi?
silgi:
parası az ülkeleri almıyorlar demişti
iyacp:
hehe
silgi:
aa amerika'nın parası mı az demiştim
tabii kızım felaket krizdeler demişti
sonra çok korkmuştum ben türkiye'de kriz olacak fakir olacağız da örovizyon olmayacak diye
iyacp:
tek derdi o zaten
silgi:
aşkolsun
***
Biz aslında Fransa adına yarışan Sebastien Tellier'yi tutuyoruz tabii, ama bizim oğlanlar da hiç fena değil. Hadi dinleyelim:
Mor ve Ötesi - Deli
tam altı ay : )
By silgi
"Sarılmandan belli kırıcan mı belimö, çok canım acıdı çeksene elinö" sözleriyle olmasa da, cool tavırlı klibi ve içimizi kıpırdatan enfes sound'uyla bundan yıllar önce kafamıza
Aslanımayşe olarak yerleşmiş olan Ayşe Hatun Önal, yeni single'ı ile karşılarınızda! Az önce bir gözüm oyduğum kabağın üstünde, diğer gözüm televizyonda iken denk geliverdim ve gayet beğendim. Kadın zaten taş gibi, bir şey diyenin alnını karışlarım. Ses de valla hiç fena değil canlarım. Hande Yener elektronika alemlerinde yokken Aslanımayşe vardı diyor ve yanaklarınızdan öpüyorum. Hadi buyrun:
Ayşe Hatun Önal - Kalbe Bentatil tatil taatil.*
By silgi
Doğumumdan beri değiştirdiğimiz beş evdeki, beş farklı hormonal ve ruhsal dönemlik yatak odalarımın ortak noktası huzurdur. Odalarıma giren, çıkmak istemez. Belki duvarların rengi, belki eşyaların konumu, belki camdan görünen ferahlık, belki ışık, belki içinde benim bulunuşumdur bunun nedeni. Ortaokuldayken, okuldan eve gelir, halojen lambamı loş ışığa ayarlar, çalışma masamda oturur, annem aniden odaya girerse ders çalışıyor gibi görünmek için önüme bir kitap açar ve minik Sony radyomdan bütün gece şarkılar dinlerdim. 12-13 yaşlarıma tekabül eden hit radyo programı Capital Radio'daki Kaan'ın Türkiye Online'ıydı. Top10 listesine yeni şarkı girdiğinde Pınar'la birbirimizi arar, "aooov" derdik. Sony radyomun üstüne kurşun kalemle bir şeyler yazmanın çok zevkli olduğunu fark ettikten sonra sağına soluna, hatta kaset gözünün içine bile abuk subuk şarkı sözleri, kuşlar böcekler ve bolca ismimi yazmaya başladım. İnsanlar boş bir kağıt buldukları an neden isimlerini yazmaya başlarlar, onu da bilemem. Dün Gamze ile klasik uyku öncesi söyleşmelerimizde aklımıza gelen bugünkü şarkı, beni dran diye o günlere uçurdu. Size de hatırlatır üç beş şey, bi' dinleyin bakalım.
Rialto - Monday Morning 5.19evimiz oluyor : )*