9/8.

artık çarli'yi hepiniz tanıyorsunuz. tanımayanınız varsa tanıştırayım, çarli silgi'nin manitası. ben gibi fundamentalini halktan almış biri. yine huzur dolu bir ikindi vaktinde sesi kısık renkli televizyonumuzun karşısında oturmuş ananas sularımızı yudumlayıp jazz'dan blues'dan konuşurken baktım bu yine niyeti bozacak gibi oldu. elindeki bardağa odaklandı önce, beş dakika anlamsız anlamsız baktıktan sonra doğrulup bana baktı. "al işte, yine başlıyor" dedim içimden. şimdi silgi'ye olan aşkını bir anlatmaya başlayacak, önce ananas sularımız sonra önümüzdeki bir-tam-paket kısa malboro bitecek, ardından akşam olacak. herif susmak bilmeyecek. "bisuslan" diyeceğim lakin terbiyem el vermiyor. ev arkadaşıyız bir noktada, yakışmaz bize. öte yandan da bu gençlerin bitmez tükenmez aşk hikayelerini yetmişüçüncü kez dinlemek istemiyorum. "aklı başında adamsın, topla kendini biraz" diyecektim. diyemedim. neymiş, çok özlemişmiş, aklından çıkmıyormuş, silgi'nin ona ihtiyacı varmış, yanına gitmeliymiş. bir yandan elindeki bardağı çevirmek suretiyle ananas suyunu köpürtüyor öte yandan da konuşmaya devam ediyordu. "bırak" dedim, anlamadı. "bırak allasen" dedim, anlamadı. "bırakulan, o benim bardağım" dedim, sonunda anladı ve ananas suyumu bana uzattı. hayvanerif az daha içecekti. kızdığımı anladı. ortamı yumuşatmak adına "abi dur sana bugge dinleteyim" dedi. you might say ve ananas suyu belki sinirlerimi yatıştırır diye düşündüm. "tak kasedi de çakalım bi you might say" dedim. "kaset mi kaldı abi" dedi. "suslan" dedim. "you might say çalmayacağım hem" dedi. "bıktım sizden de, aşkınızdan da" dedim. "ama çok seviyorum abi" dedi. kafasına atacaktım bardağı da allahtan müzik başladı, sakinleştim.

bugge wesseltoft - yoyk.

sanki tek aşık o, peh. *

0 yorum:

Yorum Gönder