redandwhite

efenim kereviz fikri ilk benden çıktı. tabii ki çıkış noktası "şöyle güzel müzikler koyalım, millet faydalansın" falan değildi. halen de değil. yıllardır denemediğim yol kalmadı ancak bir türlü internette cool bir çizgi yakalayamadım. kimisine göre ben taa en başından (bkz. iyacp) kaybetmiştim. yılmadım. son çare olarak silgi'yi kullanmaya karar verdim. planlarıma göre onunla kereviz'e başlayacaktık ve ben onun cool havasından faydalanıp kendi çapımda mistik bir o kadar da cool biri olup çıkacaktım. sonra ne mi oldu? bir önceki yazıda yer alan ses kaydından da anlaşılacağı üzere ben silgi'ye benzeyeceğime o bana benzedi. o entelektüel silgi gitti yerine ben gibi tabandan yetişme silgi geldi. üzülüyorum.

feist şahidimdir ki silgi kepek ekmeği ile tabak sıyırdı.

- değil mi feist?
- yes.

neyse canım, konumuza dönelim. bugün için en güzelinden bir chopin düşünüyordum ancak sonra vazgeçtim. daha samimi, daha bizden bir şarkı seçtim. chopin sonraya kalsın. hiç unutmam, solistin brenna mac crimmon olduğunu öğrendiğimde "n'oluyor lan" demiştim. hatta yanımda feist de vardı.

- değil mi feist?
- yes.

allahsız feist. brenna teey kanada'dan kalkıp neden türkçe şarkı söylemiş bilemiyorum ancak sesini ve türkçesini takdir etmemek elde değil. ilk kez dinliyorsanız yüzonbeş kere üst üste dinlemeniz tavsiye edilir. babazula'nın duble oryantal'inden geliyor:

bir sana bir de bana.

bir sohbetimizin daha sonuna geldik. geçmiş yılbaşınızı ve bayramınızı kutlarım.

teşekkürler.

not: yazıların seviyesizleştiğinin biz de farkındayız. uyarmanızın alemi yok.

- değil mi feist?
- yes.

*

2 yorum:

galiba hayatımda ilk kez "kereviz" sevdim.

sevgili eternalsunshine, kereviz güzeldir. hele havuçlu salatası var ki yiyen kesinlikle bir daha yemek ister. şiddetle tavsiye ederim. hatta bir ara tarifini bile verebiliriz istersen.

Yorum Gönder