kestane.

efendim silgi haftosonu misafirlige gittigi için dün yazı yazamadı. normal şartlar altında onun yerine ben yazardım ancak dün misafirim olduğu için yazmaya fırsatım olmadı. burdan tüm kereviz-severlere seslenmek istiyorum: lütfen daha fazla mail atmayın, kereviz'in kapandığı yönündeki haberler tamamiyle asılsızdır.

saatlerimiz onbirkırkdört, bu yazıyı yarının yazısı yapabilmek için en az onikiçiftsıfıra kadar beklemem gerekiyor. kahvem bittiği için ve evde yalnız olduğum için ve biraz uykum olduğu için ve onaltı dakika boyunca tuzluk gibi durmak istemediğim için bu gece siz kereviz okuyucuları karşısında günah çıkarmak istiyorum. bu günah çıkarma mevzusu tahmin edeceğiniz üzere sadece beni ilgilendirmiyor. baş rolü silgi ile paylaşıyoruz maalesef. silgi sabah bu satırları okuduğunda ne düşünecek bilemiyorum ama bu acı sırla daha fazla yaşayamayacağım. dünyanın en süper ikinci müzik blogunun takipçileri olarak sizlerin de bu gerçegi bilmeye hakkınız var bence. bu 37. yazımız ve bu zamana kadar size hep güzel şarkılar dinlettik. lakin sanmayın ki biz günlük hayatta hep bu tarz müzikler dinliyoruz. utanarak söylüyorum ama maalesef sandığınız gibi değil. silgi ile berdan mardini dinliyoruz ve seviyoruz! daha cumartesi akşamı "senden çocuğum olsun istiyorum" isimli eserini youtube'dan bulup klibini altı defa izledikseyrettik. sadece seyretsek neyse, bir de eşlik ettik şarkıya. ah silgi ah. peki pişman mıyım? değilim. eminim silgi de değildir. ancak size bu şarkıları önerip sonrasında gizli gizli berdan mardini dinlemek hiç hoşuma gitmiyor, onun için bu sırrımızı açıklama ihtiyacı hissettim. rahatladım, evet. şimdi gönül rahatlığıyla dinlemeye devam edebilirim. hatta durun yatmadan bir defa daha seyredeyim klibi. siz de o arada bu gece rast geldigim genci dinleyin.


sadece iki hafta. :*

0 yorum:

Yorum Gönder